MENOPOZ VE SIK GÖRÜLEN PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ:
MENOPOZLA İLGİLİ MERAK EDİLENLER
Menopoz nedir? Adetlerin tamamen kesildiği dönem mi yoksa adetlerin düzensizleştiği dönem midir?
“Menopoz, terim anlamı olarak adetlerin bitmesi, durması anlamına geliyor fakat menopoz dediğimiz zaman kadın, menopoz çağında 45-50’li yaşlarda altı aydan daha fazla süre adet görmezse biz buna menopoz diyoruz. Ancak bir kadın menopoza aniden girmiyor bu bir süreçtir, menopoza girme sürecidir. Bu süreç her kadında değişiyor ama ortalama altı ay, bir yıllık bir süreçtir bu dönemde kadınlarda menopoza bağlı şikayetler başlar.
Önce adetlerde bir düzensizlik oluyor, kanamaları fazla ya da az oluyor, ateş basması terleme, sıkıntı, uykusuzluk şikayetleri oluyor. En son adetini de gördükten sonra eğer altı ay kanaması olmazsa biz bu kadına menopoza girmiş diyoruz.”
Menopoza giren kadında kanama normal midir? Bu durum hangi sorunlardan kaynaklanabilir?
“Adet dışı kanamalar, anormal rahim kanaması veya anormal kanama dersek bunlar her zaman anormaldir. Menopoza girme aşamasında yumurtlama düzensizliği sık görüldüğü için bu dönemde kanama olabilir ama unutmamak gerekir ki bu dönemler kadın hastalıklarının ve özellikle de kadın kanserlerinin daha sık görüldüğü yaşlardır. Dolayısıyla bu düzensiz kanamalar, çok masum bir sebepten menopoza girmeya bağlı düzensiz adet kanamaları olabildiği gibi bir kanserin habercisi de olabilir onun için mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir.”
 

MENOPOZ SONRASI ANORMAL KANAMA NEDENLERİ ARASINDA KANSER OLMA RİSKİ BEŞ KAT ARTAR
Menopoz sırasındaki her kanama kanser habercisi olabilir mi?
“Her kanama kanser belirtisi değildir ama menopoz öncesi ve menopoz sonrası anormal genital kanamaları sebepler açısından karşılaştırdığımız da, altta yatan neden olarak kanser olma oranı beş kat daha artmıştır. Rahim kanseri, rahim ağzı kanseri, yumurtalık kanserleri bu yaşlardan sonra daha sık görüldüğü için bu yaştaki kanamalara aksi ispat edilmedikçe kanser olmuş gibi değerlendiririz. Mesela menopoz sonrası kanaması olan kadınların %15 inde sebep olarak rahim kanseri bulunmaktadır.
 

ADET DIŞI KANAMALAR ANORMALDİR
Kanama dendiği zaman illa kırmızı kan mı gelmesi gerekmektedir?
“Kanama az da olsa çok da olsa anormaldir. Halk arasında lekelenme ve bizim spotting dediğimiz kanamalarda normal değildir. Kadınların adet dışında kanamalarının olmaması gerekir. Lekelenme de olsa kanama da olsa mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu lekeler noktasal da olabilir, açık renkli de olabilir.”
Cinsel ilişki sırasında görülen kanamalar neden kaynaklanır, bu durum önemli bir sorun mudur?
“Tabi ki bir sorundur. Önce de belirttiğim gibi kadının adet dışı kanamasının olması anormaldir. Anormal kanamaları olduğu sürece de bunların büyük çoğunluğu vajenden, rahim ağzından olan kanamalardır. En sık aklımıza gelen rahim ağzından kaynaklanan problemelrdir, rahim ağzında bir yaranın veya rahim ağzı kanserinin ön bulgusu cinsel ilişki sonrası kanama olabilir. Menopozdaki kadın için de bu geçerlidir, ancak daha sık olarak menopozdaki kadında östrojen azaldığı için vajenin epitelinin atrofisi yani vajeni döşeyen dokunun incelmesi ve buna bağlı ilişki sonrası doku incelmesine bağlı olarak kanamalar olabilir. Bu ilişki sonrası menopoza bağlı bir kanama çeşididir. Ancak rahim ağzı kanserinde de ilişki sonrası kanama görülebilir.Ayrıca rahim ağzı ve içindeki polip dediğimiz et parçları, menopozda tedavi amaçlı verilen hormon ilaçlarına bağlı kanamalarda görülebilir”
 

Erken menopoz nedir, hangi faktörlere bağlı olarak erken menopoz görülebilir?
“40 yaşın altında bir kadın menopoza girerse buna erken menopoz denir. Bunun pek çok faktörü var ama büyük çoğunluğu genetik faktörlere bağlıdır. Kırk yaşın altında derken bir kadın menopoza 15 yaşında da 20 yaşında da 25 yaşında da girebilir. 30 yaşın altında menopoza giren kadınlarda daha çok genetik faktör görülebilir mesela yumurtalıkların gelişmemesi gibi bir duruma bağlı olabilir. Bunun dışında radyasyona veya kemoterapiye bağlı da görülebilir. Mesela genç yaşta ortaya çıkan bir kanser hastalığının tedavisi için bir kadın kemoterapi gördü, radyoterapi gördü. Bunlar yumurtalıkları çok olumsuz etkiler ve kadını eken menopoza sokabilir ve hatta kısırlaştırabilir. Günümüzde üreme tıbbında en popüler konulardan biri de budur zira kanserler arttı, buna bağlı da kadınlar genç yaşta kanser oluyorlar ve doğurganlıklarını korumak istiyorlar. Yani 30 yaşında yumurtalık kanseri, meme kanseri veya lenf kanseri olan kadınların kanserleri için yapılacak tedaviler, kemoterapi ve/veya radyoterapi yumurtalığı kısırlaştırabilir. Bu durumda yumurtalıkların yukarı asılması yani ışın sahasının dışına çıkarılması veya en popüler olan, yumurtalıkların çıkarılması dondurulup ve saklanması. Tedavinin ardından da organın nakledilmesi çok güncel konulardır. Kanser tedavileri sonrası hastaların fertilite ve doğurğanlığının korunması veya restore edilmesi bu gün içim üreme tıbbının yakından ilgilendiği konulardır”
 

Erken menopozdaki kanamalar daha mı tehlikelidir?
“Erken menopoz kanamaları daha tehlikeli değildir. Çünkü yaş ilerledikçe kanser olma ihtimali artmaktadır bu anlamda erken menopoza girme tehlikeli değildir. Ancak üreme fonksiyonlarının yanında başka riskler de vardır. Kadınlık hormonlarının üreme dışında pek çok faydaları vardır. Örneğin, kalp rahatsızlıklarına karşı koruyucudur. Yapılan araştırmalarda kalp krizi geçirme ihtimalleri karşılaştırılmıştır. Menopoz sonrasındaki kadınlarda kalp krizi geçirme riski menopoz öncesindeki kadınlardan yedi kat daha fazladır.
Adet gören kadında ki östrojen kalp krizinden yani kalp hastalığından korumaktadır. Buradan yanlış bir anlam çıkmaması için belirtmeliyim ki menopoza girdikten 5-6 yıl sonra yani damarlar bozulduktan sonra östrojen verilmesi kalp hastalığına karşı koruyamamaktadır. Kemik erimesi açısından da östrojen kadını korumaktadır. Kadının psikolojik durumunda östrojen etkili bir hormondur. Bunun dışında ter basması, ateş basması, uykusuzluk da menopoza eşlik ediyor. Bir kadın 30 yaşında menopoza girerse tüm bunları yaşayacaktır. Kadının önünde de uzun yıllar olduğu için kemik erimesi, kalp krizi riski artacaktır. Bu olmasın diye bu kadınlara doğal menopoz yaşına gelene kadar adet gördürecek östrojen ve progesteron içeren tedaviler veririz ki en azından yaşam standartları olumsuz etkilenmesin. Burada hemen belirtmeliyim ki erken menopoz ile doğal menopoz birbirine karıştırılmamalıdır, erken menapoza giren kadının yaşıtlarında bu hormonlar doğal olarak vardır ve erken menopoza giren kadın vücudunda bulunması gereken bu hormonları tedavi ile almalıdır. Ancak doğal menopozda ise bütün kadınlarda doğal olarak azalmış, kaybolmuş bir hormonu vücuda kısa bir süre rahatlama olsun, menopoza rahat girilsin diye vermekteyiz, bu konuda bazı tartışmalar vardır, hormon verilmesinin sakıncalı olabileceği iddiaları vardır, ancak erken menopozda böyle bir tartışma yoktur”

MENOPOZ TÜM HASTALIKLARIN ARTTIĞI BİR DÖNEMDİR
Menopoz sonrasında kanama geçiren bir kadına hangi tetkikler yapılmalıdır?
“Menopoz sonrasında kadınların düzenli bir şekilde kontrole gitmesi gerekiyor. Menopoz, vücudun biraz daha olgunlaştığı, tüm hastalıkların biraz daha arttığı bir dönemdir. Menopoz sonrası kadınlarda düzenli olarak smear kontrolleri yapılmalıdır. . Yumurtalıklarının boyutlarına bakılmalı. Meme kanseri de bu dönemlerde artış gösteriyor, onun için memelere yönelik mamografi ve ultrasonografi yapılmalı. Kalp hastaları açısından risk faktörleri değerlendiriliyor, kolesterol ve diğer kan lipidlerine bakılıyor. Ayrıca troit fonksiyonları açısından da menopoza giren bayanlar değerlendirilmelidir.
Kanama varsa dediğim gibi aksini ispat etmedikçe kanserden şüpheleniriz. Genel bir değerlendirmeden sonra genital kanamanın kaynağını buluruz. Hastamızı değerlendirdikten sonra eğer kanama rahmin içinden geliyor ise: 3 milimetrelik plastik kanüllerle, biyopsi ile örnekleme yapıyoruz. Kansere bağlı olmadığını anladıktan sonra tedavisini yapıyoruz.”
 

Kanamanın altında yatan sebeplere göre ne tür tedavi alternatifleri bulunur?
“Kansere aitse tedavi tamamen değişiyor. Rahim ağzı kanseri, yumurtalık kanseri vs…bunun dışında menopozda en sık görülen dokuların incelmesine bağlı kanamalardır. Östrojen hormonu replasmanı yerine konmasıyla bu tedaviler çözüm olmaktadır. Ancak rahim ağzında bir problem varsa ve smeari temiz çıktıysa, bir erozyon varsa bunların ortadan kaldırılması da yeterli olmaktadır.
 

Kadınların menopoz sonrasında ya da cinsel ilişkiye bağlı olarak görülen kanamalar için acilen bir hekime başvurmasının önemi nedir?
“ Menopozda kanama eşittir anormaldir. Hekime başvurduğunda, altında hormon eksikliğine bağlı bir kanama değil ise altta yatan nedenin çok basit bir polip gibi et parçası veya miyomdan başlayıp kanser kadar giden geniş bir spektrumu olabilir. Unutmamak gerekir ki menopoz çağı, yaşlılık çağının başlangıcıdır ama yaşlılık değildir. Hayatın ikinci baharıdır ama bu ikinci baharı yaşamak için vücudun verdiği her anormal sinyal dikkate alınmalıdır.”
 

Menopoz sıkıntıları nelerdir, bu durum için ne yapılabilir?
“Menopozdaki kişilerin en büyük sorunu, menopoz şikâyetleridir. Ateş basması, sıkıntı, terleme vs… kadınlar bunlarla baş edemezler. Kışın soğukta kapıyı, camı açtırır ben yanıyorum diye, ailesini dondurur. Sinirlilik ve uykusuzluk gibi durumların altında bu dönemde genelde hormon eksikliği çıkar. Bu her kadında aynı değildir, kimisi çok rahat geçirir kimisi sıkıntılı geçirir. Biz kadınlarımıza menopoz dönemini ağır geçirmesinler diye menopoz geçiş döneminde tedaviler veriyoruz, hormon replasmanı veriyoruz.
 

Menopozda verilen hormon tedavileri meme kanseri riskini artıryor mu?
Son yıllarda çıkan bazı yayınların olumsuz etkisiyle kadınlarda bu tedavinin kansere yol açtığı endişesine yol açmıştır. Ancak meme kanserini artırıyor diye hekim ve hastaları gereksiz bir paniğe iten bilimsel çalışmanın sonuçları yanlış yorumlanmıştır. Çalışmada hormon kullanan kadınların meme kanseri olmasının gerçek riski yanlış olarak abartılmıştır. Menopozda hormon kullanımı meme kanserini % 26 artırıyor diye yanlış bir rakamla panik çıkartılmıştır. Çalışmada gerçek rakamlara bakar isek bu riskin ne olduğunu daha iyi anlarız, 2002’de yayınlanan WHI çalışmasına göre, menopoz sonrası dönemde bir kadın beş yıl süreyle hormon replasmanı alırsa meme kanseri görülme oranı on binde 38, hormon tedavi almaz ise beş yıl sonra bakıldığında meme kanseri on binde 30 görülüyor, Yani beş yıl süresince düzenli menopozda hormon tedavisi alan ile almayan arasındaki meme kanseri olma riski on binde 8 fark ediyor, dikkat ediniz menopozda hormon kullanılması meme kanseri riskini binde 1 bile artırmıyor. Bu on binde sekiz korkusu nedeniyle kadınlar ateş basmalarına, uykusuzluğa, sıkıntılara, cinsel problemlere ve hatta bunların getirdiği bir çok sosyal probleme katlanıyorlar, bu mantıklı değil, bu gereksiz ve yersiz bir korku. Kadınlar rahatlıkla doktor kontrolünde makul sürelerde hormon tedavisini menopozda kullanabilirler. Bu açıdan göze alınamayacak artmış bir risk yoktur. Bu gün için dünyanın önde gelen menopoz derneklerinin önerileri de bu yönde olup bir kadının özellikle erken menopoz yıllarında ihtiyacı olduğu makul sürelerce hormon tedavisi kullanmasına izin vermektedirler. Binde birlik bir risk için kadınların ikinci baharlarını sıkıntıyla, ateş basmasıyla yaşamaları, terleme, uykusuzluk, cinsel problemlerle katlanmaları mantıklı değildir.”



<< Anasayfa'ya Dön

Etiketler : , , , , , ,